İngiltere'ye geliyorum ...

Geri git   İngiltere Forumları » İngiltere hakkında... » İngiltere'ye geliyorum »

türkiye saatiyle londra iftar saati nedir.

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27.09.2007   #1
casper2
Çaylak Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yazılar: 4
türkiye saatiyle londra iftar saati nedir.

londra da iftar saat kaçta oluyor. türkiye saatiyle..öğrenmek istiyorum.
casper2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.09.2007   #2
phoenix7
Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Yazılar: 83
http://www.diyanet.gov.tr/

en doğru bilgiyi buradan Ramazan İmsakiyeleri bölümünden İngiltere-Londra bölümüne girerek bulabilirsin.
phoenix7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.09.2007   #3
casper2
Çaylak Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yazılar: 4
teşekkürler..
casper2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.09.2008   #4
sifre_b
Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Kütahya
Yazılar: 95
ingiltere de ramazan

Yeni evlenip eşinin işinden dolayı Londra'ya gelen bir arkadaşım, Buradaki Ramazanlar nasıl oluyor çok merak ediyorum. demişti. Ben de, Türkiye'de kalabalık iftarlara alışkınsan burada mahzun kalacaksın. diye cevap vermiştim. Ramazan başlayınca telefon açıp sordum, Nasıl geçiyor Ramazan? diye. "Mahzun!" dedi.

Yabancı bir ülkeye -hassaten Müslüman olmayan bir memlekete- gelip çoğu iftar sofralarına yalnız oturmak Ramazan'a derin manalar yükleyen bir Müslüman için yürek kanatıcı olabiliyor.

Bizim kültürümüzde sofraları paylaşmak var, İngiliz kültüründeyse yok. Kültürümüzde her akşam ve sahurda misafir ağırlamak var, İngilizlerse senede bir iki kez dahi olsa misafir ağırlamıyor. Bizim kültürümüzde iftara yakın vakitlerde komşuya yemek götürme var, İngiliz kültüründeyse 30-40 yıllık komşusundan dahi bir şey isteyemeyen, komşu ziyareti olmayan bir anlayış var. Sokakta karşılaşınca birbirine tebessüm etmenin dışında kimse kimsenin evine gitmiyor.

Mutfaklarda Ramazan süresince iftar telaşı burada da sürüyor. Türk ailelerin hemen hepsi Türk kanallarını izleyebilmek için uydu kullanıyor. Türkiye'de vird-i zeban olan "Ah o eski Ramazanlar" ifadesinin yerini burada "Ah o Türkiye'deki iftarlar" alıyor. Londra akşamlarında açtığımız iftarlarımızda, dillerimiz ve kalplerimizle Türkiye'ye dualar gönderip hep bir ağızdan "amin"ler ediyoruz.

Sahura kalkınca bazen perdeyi aralayıp dışarıya bakıyorum "Başka evlerin ışıkları yanıyor mu acaba?" diye. Evlerin karanlık pencereleriyle göz göze gelince bu civardaki tek Müslüman aile olduğumuzu tekrar hatırlıyor ve kalbimin hüznüyle sahurlukları çıkarıyorum. Semalarından ezanların yankılanmadığı bir ülkede saate bakarak sahurumuzu bitiriyor, namaza duruyoruz.

Bu Müslümanlar da bir âlem

İftarda misafir ağırlamak için bazen misafir avına çıktığımız dahi oluyor. Evimize yakın bir kilisenin cemaatinden 4 kişiyi iftara davet ettik "Ramazan yemeğine buyurun." diye. "Ramazan yemeği nasıl oluyor?" diye sordular. "Belirli bir saatten önce bir şey yiyip içmek bize yasak, o vakti beklemek zorundayız." diye cevap verdim. Onlar için tümüyle farklı bir kültürün kapısından içeri girmekti Ramazan yemeği. Akşam geldikleri vakit "çağrı"yı duymadan yemenin bize haram olduğunu, çağrınınsa dinlettiğimiz ezan olduğunu anlattık. Evlerinde misafir ağırlama kültürü olmayan bu insanlara Ramazanlarda iftar sofralarının 30 gün boyunca çok kalabalık olduğunu, her gün ibadet aşkıyla misafir ağırlandığını söylediğimizde çok şaşırdılar. Ramazan'da iftarlara birilerinin davet edilmesinin bizim için sevap kapılarının açılması demek olduğunu öğrendiklerinde hayretleri daha da arttı. İftar sonrası verdiğimiz hediyelerse onlara 'beklenmedik' geldi. Eskiden kültürümüzde iftara gelen misafire hediye verildiğini öğrenince 'Bu Müslümanlar da bir âlem!' dediler.

Sokağımızda çok yaşlı İngiliz bir çift var. Hanım alzheimer hastası ve kendi işlerini göremeyecek durumda. Ramazan boyunca iftarlıklarımızı onlarla paylaşmak istedik. Elimde bir tabak, iftar saatine yakın kapılarını çaldığımda şaşkın ve endişeli bir yüz ifadesiyle beni karşıladı. Çünkü burada alışkın olmadıkları bir durum, onlara yemek getirilmesi. Yanlış anlamlar yüklenmemesi için, "Türkiye'de biz Ramazan boyunca komşularımıza yemek veririz. Sofralarımızda olanı paylaşırız. Bu bizim kültürümüz." diye izah edince yüzleri yumuşadı ve teşekkür ederek ikramımızı aldılar.

Su dahi içmiyor musunuz?

Konuşma arasında oruçlu olduğumuzu öğrenen bir İngiliz'in ilk sorusu "Su dahi içmiyor musunuz?" oluyor. "Ama insanın gün içinde su içmesi lazım." Vücudun gün içindeki savunmasını Ramazan süresince düzenlediğini öğrenmek onlara inanılmaz geliyor. İnsanın ibadet düşüncesiyle yaptığı bir işte kolaylıkların yaşanmasına materyalist mantık cevapsız kaldığı için birbirimizi doğru kelimelerle tanımayı zamana bırakıyoruz. Her şeye rağmen şikâyet etmeden akşamı bekleyişimizse onlara göre 'çok cesurca bir davranış'. Semalarda ezanlar yankılanmasa da, mahallede dolaşan tek tük Müslüman'dan biri de olsak, Ramazan'da sofralarımıza davet ettiğimiz yabancılarla Ramazan'ı burada da hissediyoruz. Ramazanlar artık yaz aylarına denk geldiği için hemen bütün Türk aileler bir sonraki orucu Türkiye'de geçirmenin hayaliyle hasretle bekliyoruz.
sifre_b isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.09.2008   #5
heather
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: Istanbul
Yazılar: 89
Ben oruc tutmuyorum ama evimin iftar kokusunu ozlemedim degil.
Bazen durup dururken ezan sesi duyuyorum, dinliyorum, yok tabi ses mes..icim hissediyor.
heather isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.09.2008   #6
Aydin
Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Yazılar: 64
merhaba,

çok güzel olmuş bu "ingiltere'de ramazan" yazısı. ellerinize sağlık.

Allah (c.c.) ramazan'ınınızı mubarek eylesin, inşallah (amin)
Aydin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2009   #7
efe_antalya
Çaylak Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yazılar: 1
merhabalar, bende bir kac aydır Lancaster /UK deyim,
tam anlamıyla buraları tanımlayan bir yazı yazmıssınız,
insanlarala bir şey paylaşmak istediginizde,, san
ki onlardan birşey isteyecekmissiniz gibi korkuyla kacıyorlar ...

neyse
saygılar sunuyorum
efe_antalya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2009   #8
warhammer
Çaylak Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yazılar: 23
arkadaşlar yazılarınızı okuyunca gözlerim yaşardı... çok acı gerçekten.. tüm haliyle gerçekleri açığa çıkarmışsınız...bende bu pazar günü coventry ye geleceğim ama gelmeden daha burayı özledim yazılarınızdan sonra.. herhalde buradaki samimiyeti, teravih namazlarının yorucu ama mutlu sonla bitmesini, bayram namazına gidipte dönüşte ailecek bayramlaşmayı vede kahvaltıya oturmayı çok arayacağım sanırım... insan uzaklaşınca anlıyor herhalde... yazılarınız için çok teşekkürler... çok uzaklarda olsakta kalplerimiz bir...hayırlı ramazanlar..
warhammer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2009   #9
ceza
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: twickenham U.K
Yazılar: 311
Alıntı:
sifre_b´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yeni evlenip eşinin işinden dolayı Londra'ya gelen bir arkadaşım, Buradaki Ramazanlar nasıl oluyor çok merak ediyorum. demişti. Ben de, Türkiye'de kalabalık iftarlara alışkınsan burada mahzun kalacaksın. diye cevap vermiştim. Ramazan başlayınca telefon açıp sordum, Nasıl geçiyor Ramazan? diye. "Mahzun!" dedi.

Yabancı bir ülkeye -hassaten Müslüman olmayan bir memlekete- gelip çoğu iftar sofralarına yalnız oturmak Ramazan'a derin manalar yükleyen bir Müslüman için yürek kanatıcı olabiliyor.

Bizim kültürümüzde sofraları paylaşmak var, İngiliz kültüründeyse yok. Kültürümüzde her akşam ve sahurda misafir ağırlamak var, İngilizlerse senede bir iki kez dahi olsa misafir ağırlamıyor. Bizim kültürümüzde iftara yakın vakitlerde komşuya yemek götürme var, İngiliz kültüründeyse 30-40 yıllık komşusundan dahi bir şey isteyemeyen, komşu ziyareti olmayan bir anlayış var. Sokakta karşılaşınca birbirine tebessüm etmenin dışında kimse kimsenin evine gitmiyor.

Mutfaklarda Ramazan süresince iftar telaşı burada da sürüyor. Türk ailelerin hemen hepsi Türk kanallarını izleyebilmek için uydu kullanıyor. Türkiye'de vird-i zeban olan "Ah o eski Ramazanlar" ifadesinin yerini burada "Ah o Türkiye'deki iftarlar" alıyor. Londra akşamlarında açtığımız iftarlarımızda, dillerimiz ve kalplerimizle Türkiye'ye dualar gönderip hep bir ağızdan "amin"ler ediyoruz.

Sahura kalkınca bazen perdeyi aralayıp dışarıya bakıyorum "Başka evlerin ışıkları yanıyor mu acaba?" diye. Evlerin karanlık pencereleriyle göz göze gelince bu civardaki tek Müslüman aile olduğumuzu tekrar hatırlıyor ve kalbimin hüznüyle sahurlukları çıkarıyorum. Semalarından ezanların yankılanmadığı bir ülkede saate bakarak sahurumuzu bitiriyor, namaza duruyoruz.

Bu Müslümanlar da bir âlem

İftarda misafir ağırlamak için bazen misafir avına çıktığımız dahi oluyor. Evimize yakın bir kilisenin cemaatinden 4 kişiyi iftara davet ettik "Ramazan yemeğine buyurun." diye. "Ramazan yemeği nasıl oluyor?" diye sordular. "Belirli bir saatten önce bir şey yiyip içmek bize yasak, o vakti beklemek zorundayız." diye cevap verdim. Onlar için tümüyle farklı bir kültürün kapısından içeri girmekti Ramazan yemeği. Akşam geldikleri vakit "çağrı"yı duymadan yemenin bize haram olduğunu, çağrınınsa dinlettiğimiz ezan olduğunu anlattık. Evlerinde misafir ağırlama kültürü olmayan bu insanlara Ramazanlarda iftar sofralarının 30 gün boyunca çok kalabalık olduğunu, her gün ibadet aşkıyla misafir ağırlandığını söylediğimizde çok şaşırdılar. Ramazan'da iftarlara birilerinin davet edilmesinin bizim için sevap kapılarının açılması demek olduğunu öğrendiklerinde hayretleri daha da arttı. İftar sonrası verdiğimiz hediyelerse onlara 'beklenmedik' geldi. Eskiden kültürümüzde iftara gelen misafire hediye verildiğini öğrenince 'Bu Müslümanlar da bir âlem!' dediler.

Sokağımızda çok yaşlı İngiliz bir çift var. Hanım alzheimer hastası ve kendi işlerini göremeyecek durumda. Ramazan boyunca iftarlıklarımızı onlarla paylaşmak istedik. Elimde bir tabak, iftar saatine yakın kapılarını çaldığımda şaşkın ve endişeli bir yüz ifadesiyle beni karşıladı. Çünkü burada alışkın olmadıkları bir durum, onlara yemek getirilmesi. Yanlış anlamlar yüklenmemesi için, "Türkiye'de biz Ramazan boyunca komşularımıza yemek veririz. Sofralarımızda olanı paylaşırız. Bu bizim kültürümüz." diye izah edince yüzleri yumuşadı ve teşekkür ederek ikramımızı aldılar.

Su dahi içmiyor musunuz?

Konuşma arasında oruçlu olduğumuzu öğrenen bir İngiliz'in ilk sorusu "Su dahi içmiyor musunuz?" oluyor. "Ama insanın gün içinde su içmesi lazım." Vücudun gün içindeki savunmasını Ramazan süresince düzenlediğini öğrenmek onlara inanılmaz geliyor. İnsanın ibadet düşüncesiyle yaptığı bir işte kolaylıkların yaşanmasına materyalist mantık cevapsız kaldığı için birbirimizi doğru kelimelerle tanımayı zamana bırakıyoruz. Her şeye rağmen şikâyet etmeden akşamı bekleyişimizse onlara göre 'çok cesurca bir davranış'. Semalarda ezanlar yankılanmasa da, mahallede dolaşan tek tük Müslüman'dan biri de olsak, Ramazan'da sofralarımıza davet ettiğimiz yabancılarla Ramazan'ı burada da hissediyoruz. Ramazanlar artık yaz aylarına denk geldiği için hemen bütün Türk aileler bir sonraki orucu Türkiye'de geçirmenin hayaliyle hasretle bekliyoruz.
bu yazıyı bızımle paylasan kardesıme sonsuz tesekkurlerımı sunuyorum gozlerım dolu dolu okudum suan guzel ulkemdeyım turkıyemde uk ye donmeme yaklasık19 gun var derdı benı sardı oyle guzelkı burda ramazan dun gece tum aıle sahurdaydık bugunde ılk ıftar ne mutlu bana memleketımde acmak bu sene nasıp oldu ama bu aılemden ayrı ılk bayramım olacak sımdıden bogazım dugumlenıyo en kotu seylerden bırıde ezan sesını duymadan oruc acmak olacak gurbet zormus ınsan gıtmeden bılmıyo gercekten. tum kardeslerıme hayırlı ramazanlar

Konu ceza tarafından (21.08.2009 Saat 19:31 ) değiştirilmiştir.
ceza isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2009   #10
Babb
Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Yazılar: 83
''İngiltere de Ramazan'' çok güzel özetlenmiş..
Ailemden ayrı geçirdiğim ilk Ramazan değil bu elbet ama ezan sesini duymadan geçirdiğim ilk Ramazan.O yüzdendir ki bugün iftarı açmadan önce telaşla internetten ezan açıp dinledim..Hüzünlü ve mahsun..birşeyler eksik.
Dün gece sahura yalnız kalktığımda da hissettiğim yalnızlık, içime oturan bir türlü tarif edemediğim duygular..
Bayramda ne yapağız bilinmez?Kimin elin öpeceğim, kime sarılacağım, çocuklara şeker veremeyecek miyim?
Herkese hayırlı Ramazanlar..
Babb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Kapalı
HTML-Kodları Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz



Bu sitede yazılanların tamamı Queen Elizabeth, Kenan Evren ve Kate Middleton tarafından koruma altındadır. Yazılan her yazının telif hakları İngiltere Forumları'na devredilmiş sayılır.
© Late Mr. Brown & Future Mrs. Brown ©