Havadan - Sudan Yukarıdaki kategorilerin hiçbiri uymadı mı? Buraya alalım...

Geri git   İngiltere Forumları » İngiltere hakkında... » Havadan - Sudan »

"İngiltere, Osmanlı Modelini Deniyor"

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09.01.2009   #1
mavitebesir
Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: Birmingham, Halesowen
Yazılar: 94
"İngiltere, Osmanlı Modelini Deniyor"

İlgimi çekti paylaşmak istedim arkadaşlar..

"İngiltere, çağımızın en ilginç deneylerinden birine kalkıştı. Türkiye’de lafı bile dudakları uçuklatan bir şeyi sınıyorlar:



Çokhukukluluğu...



Sunday Times, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı 5 büyük kentte şeriat mahkemeleri kurulduğunu duyurdu.



Londra, Birmingham, Bradford, Manshester ve Warwickshire’da kurulan (Glasgow ve Edinburgh’da da kurulacak olan) şeriat mahkemeleri, boşanma, aile içi şiddet, mali anlaşmazlıklar gibi sosyal konularda karar yetkisine sahip olacak. Kararlar, ancak Bölge Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme’nin onayıyla yürürlüğe girebilecek; davalı ve davacının ortak rızasıyla uygulanabilecek.



* * *

Tartışmayı 77 milyon Anglikanın lideri, Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams başlatmıştı. Şubat ayında, İngiltere’de yaşayan Müslüman kadınlara peçe yasağı getirilmesini eleştirirken, “Hükümet dini semboller konusunda karar vermemeli. Bunu Çin denedi, başarısız oldu. Dini kısıtlamalar İngiliz toplumunu yanlış bir laiklik anlayışına sürüklüyor” demişti.



Williams’a göre, İngiltere’nin bazı yurttaşları kendilerini İngiliz hukuk sistemine bağlı hissetmiyorlardı. O halde Müslümanlar “kültüre bağlılık” ile “devlete bağlılık” gibi iki keskin alternatif arasında seçime zorlanmamalı, ailevi ve mali meselelerde isterlerse şeriat kanunlarını uygulayabilmeliydiler.



“Bu, onların kendilerini İngiliz toplumunun bir parçası hissetmeleri için elzem”di.



* * *

İlk söylendiğinde kıyamet koparan bu sözler, şimdi uygulamaya konuyor.



Uygulamayı eleştirenler, bunun ülkede resmi hukuka paralel ikinci bir hukuk sistemi doğuracağından kaygılanıyorlar.



Kararı savunanlar ise, şeriat hukukunun İngiltere’deki Müslüman toplumda zaten Şeriat Mahkemesi adıyla faaliyet gösteren yapılar bulunduğunu, son uygulamayla bu yapıların resmi denetim altına alınmış olacağını belirtiyorlar.



* * *

Tartışması yıllara yayılacak bıçak sırtı bir konu bu...

Ama asıl ilginci, gelinen noktanın, Osmanlı’nın hukuk sistemine yakın bir görünüm arz etmesi...



Osmanlı’da da “millet sistemi” çerçevesinde

“gayrimüslim cemaatlerde kamu alanına sıçramayan hukuki-cezai durumlarda karar alma, uygulama, denetleme yetkisi ruhani başkanlara bırakılmıştı.”



Murat Belge bunun gerekçesini şöyle izah eder (“Osmanlı’da Kurumlar ve Kültür”, Bilgi Üniversitesi Y., 2005):



“Devletin dini olan İslam, tebaa içinde büyük sayıda insanın dini olmayınca hem bu farklı dinlere hoşgörü sağlayan, hem de pratik düzeyde adaleti garanti altına alan bir İslam anlayışı ve somut politikası zorunlu oluyordu.”



Tanzimat’la gelen şey, o güne dek “hoşgörü” çerçevesinde göz yumulan bu uygulamanın dış baskıyla hukuki güvence altına alınmasıdır. Ama bununla “mevcut teokratik devlet ilkesinden de bir kopuş başlamıştır.” (Bülent Tanör, “Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri”, YKY, 199



* * *

Şimdi İngiltere, bugüne dek “hoşgörü çerçevesinde göz yumulan” bir uygulamayı, biraz da “iç baskıyla” hukuki güvence altına alıyor.



Bu, Başpiskopos Williams’ın umduğu gibi, Müslüman göçmenlerin kendilerini İngiliz toplumunun bir parçası gibi görmelerine mi hizmet edecek, yoksa laik hukuktan bir kopuşun başlangıcı mı olacak?

Bu sorunun cevabı, insanlığın 21. yüzyılını belirleyecek kadar önemli... "

Can DÜNDAR
mavitebesir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.01.2009   #2
yeditepelee
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Yazılar: 223
ya çok güzel bi yazı,paylaşım için teşekkürler,hakkaten çok ilginç geldi.
fakat şeriat'e tabiki karşıyız
yeditepelee isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2009   #3
yeniceri
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Yazılar: 57
seriata neden karsi oldugunuzu cok merak ettim..acaba seriatin gercek manasiyla bildiginiz icin mi? yoksa su din dusmanlarinin ortayi yaygaraya verip alakasi olmayan sapir sacma anlamlar yukledikleri manadami karsisiniz.Osmanli yuzyillardir ayakta kalmayi seriat hukumlerine gore devlet yonetimi yaptiklari icin basarmistir,osmanli imparatorlugu yonetimi altindaki hic bir yerde dini zorlama olmamistir,bu da seriat sayesinde senin dinin sana benim dinim bana anlayisiyla hosgoru ve islam ahlaki cercevesinde harukulade yonetilmis ve hala model olarak benimsenmistir.osmanli su anda yokolmustur bu da son zamanlarinda seriat modelinin yavas yavas disina cikildigindan dolayidir.bunun icindir ki SERIAT denince korkmayin seriat in anlami adalet tir......
yeniceri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2009   #4
yeniceri
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Yazılar: 57
seriat ten korkanlara

Alıntı:
yeditepelee´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ya çok güzel bi yazı,paylaşım için teşekkürler,hakkaten çok ilginç geldi.
fakat şeriat'e tabiki karşıyız
ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times, bundan iki ay kadar önce İslam hukuku hakkında çok uzun, kapsamlı ve önemli bir makale yayınladı. `Şeriat, Hukuk Devleti Anlamına mı Geliyor?` (Does Shariah Mean The Rule of Law?) başlıklı yazı, Harvard Üniversitesi`nden genç hukuk profesörü Noah Feldman`ın imzasını taşıyordu ve epey de `ezber bozucu`ydu.
Feldman, önce `ezber`e değiniyor ve şöyle diyordu: `Çoğumuz için `şeriat` kelimesi, kesilen eller, taşlanan zaniler ve baskı altına alınan kadınlar gibi korkunç şeyleri çağrıştırıyor.`Ama hemen ardından ekliyordu: `Oysaki, İslam hukuku, tarihinin büyük bölümünde, aslında dünya üzerinde var olan en liberal ve hümanistik hukuk ilkelerini sunmuştur.`Feldman`ı bu yargıya ulaştıran analiz yöntemi, İslam hukukunu, geliştiği dönemin diğer hukuk sistemleri ile karşılaştırmaktı. `Şeriat`tan dehşete kapılan Batılılara şu hatırlatmayı yapıyordu:`Geleneksel İngiliz yasalarının 5 şilinden yüksek hırsızlıklar ve daha pek çok suç için idam cezasını öngördüğünü bugün kim hatırlıyor? Ya da işkencenin 18. yüzyıla dek çoğu Avrupa ülkesinde adli sistemin meşru bir unsuru olarak kabul edildiğini kaç kişi biliyor? Cinsiyet ayrımcılığına gelirsek, İngiliz geleneksel hukuku (common law), evli kadınlara herhangi bir mülkiyet hakkı tanımıyor, hatta onlara kocalarından bağımsız bir hukuki kişilik bile atfetmiyordu. Öyle ki İngilizler elde ettikleri sömürgelerde şeriat hukukunu kaldırıp kendi hukuklarını uyguladıklarında, bunun sonucu, kadınları şeriatın kendilerine verdiği haklardan mahrum bırakmak oldu.`Feldman, makalesinin devamında şeriatın İslam medeniyetinde modern çağlara dek iktidarı denetleyen ve toplumun haklarını koruyan bir adalet kaynağı olduğunu da hatırlatıyordu. Şeriatı geliştiren ulema, bazen dünyevi iktidarın hizmetine girmişse bile, çoğu zaman onu sınırlandırmış, keyfi idarenin önüne geçmişti. Feldman`ın deyimiyle, `şeriat, mahkemelerde kayırmayı yasaklamış, fakir ve zengine eşit muamale yapılmasını emretmiş, hatta bugün bazı Ortadoğu ülkelerinde yaşanan namus cinayetlerini lanetlemiş`ti. Zaten Osmanlı`da sarayı protesto ederken kullanılan `şeriat isteriz` sözünün manası da aslında `adalet isteriz`dir.Bugün ise `şeriat isteriz` sözü bize Taliban`ın korkunç düzenini hatırlatıyor. Bu da elbette sebepsiz değil. Feldman`ın da vurguladığı gibi, İslam hukuku, `içtihat` geleneğinin sönmesi ise durağanlaşmış ve çağın standartlarının çok gerisine düşmüş durumda. Ama bunun nedeni, şeriatın özünde var olan bir sorun değil, Müslüman dünyanın son iki yüzyıldır içine düştüğü kriz. Bunun sebepleri ise dini değil, siyasi, ekonomik ve coğrafi.Zaten kendini geliştirmeyen her hukuk sistemi çağın gerisine düşer. Atatürk döneminde yapılan büyük kadın reformu bile bugünün standartlarının gerisinde kaldı ki, 2001-2004 yılları arasında bir dizi hukuki düzenleme ile kadınlara yeni haklar verdik. İslam hukuku da, eğer bazı ilahiyatçıların belirttiği gibi hükümlerin `láfzından` ziyade `maksadını` dikkate alan dinamik bir `usül` ile yorumlanırsa, pekálá gayet `liberal ve hümanistik` olabilir. Zaten Feldman`ın dediği gibi, yüzyıllar boyunca öyle olmuştur...
yeniceri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2009   #5
vires
Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Yazılar: 91
Forumun amacı farklı olduğu için konuyu saptırmak istemiyorum. Ancak şeriat hukuku kuralları kadın hakları ve insanların temel hak ve özgürlükleri konusunda ağır ihlaller içerir. Kısasa kısas kuralı, dine hakaret edenlere ölüm cezası verilmesi, kadınların mirastan erkeklerin yarısı oranında pay alması ve daha birçok hükmü günümüz şartları uygun değil bence. Ayrıca modern hukukta düşünce özgürlüğü vardır. Herkes istediğini düşünebilir ve başkalarının haklarını ihlal etmedikçe bunu açıklayabilir. Şeriat hukukunda bu da yasaktır
vires isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2009   #6
yeniceri
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Yazılar: 57
Alıntı:
vires´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Forumun amacı farklı olduğu için konuyu saptırmak istemiyorum. Ancak şeriat hukuku kuralları kadın hakları ve insanların temel hak ve özgürlükleri konusunda ağır ihlaller içerir. Kısasa kısas kuralı, dine hakaret edenlere ölüm cezası verilmesi, kadınların mirastan erkeklerin yarısı oranında pay alması ve daha birçok hükmü günümüz şartları uygun değil bence. Ayrıca modern hukukta düşünce özgürlüğü vardır. Herkes istediğini düşünebilir ve başkalarının haklarını ihlal etmedikçe bunu açıklayabilir. Şeriat hukukunda bu da yasaktır
sayin vires,kusra bakmayin ama yanlis bilgi aktariyorsunuz,sizin soylediginizin tam aksine seriat hukukunda bayana evlenirken mehir senedi diye birsey vardir bu da kadina verilen onemlerden birisidir.seriat in sozluk anlamina bakmayin gercek icerigini arastirin lutfen.
yeniceri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2009   #7
vires
Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Yazılar: 91
Ben bu işin okulunu okudum sayın yeniçeri. Hatta hemen size Bangladeş'de bu kural değiştirilmeye çalışılırken çıkan olaylar hakkında bilgi aktarıyım. Google'dan kolayca ulaşabileceğiniz bir haber:

"Kadın haklarını geliştirme kapsamında yapılan çalışmalarda şeriata dayalı miras hukukunu değiştirecek bir yasa hazırlanınca ülke karıştı.

Kadını mirasta yarım insan sayan şeriat hukukunun aksine cinsler arası eşitlik öngören tasarı İslamcı grupları ayaklandırdı.

Cuma namazı çıkışı İslam Yasaları Hareketi grubuna üye yüzlerce kişi polisle çatışmaya girdi. Taş ve sopalara maruz kalan polisin müdahalesiyle yine yüzlercesi yaralandı. Hükümet binaları taşlandı. Protesto liderleri "Şeriatın dışına çıkılmasın. Buna asla izin vermeyiz" dedi. Eski başbakanlardan öldürülen bir generalin kızı olan Halide Ziya laikleri, bir şeyhin kızı olan Hasina Vecid ise dincileri peşinden sürüklemişti. Laik bir anayasal düzene sahip Bangladeş'te devletin resmi dini ise İslam. "

İşte şeriat hukukunda en büyük problem modern zamana uyum sağlayamaması. Bu hukuku değiştirmeye çalışmak islama karşı çıkmak olarak algılanıyor ve toplumda belirli bir kesimin tepkisini çekiyor. Bu sebeble sadece yasama ve yürütme de değil yargıda da laiklik esaslarının belirlenmesi çok önemli.
vires isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.09.2009   #8
Filanguage
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Nerden: istanbul
Yazılar: 483
Sevgili arkadaslar;

Bu konu hakkinda biraz yorum yapmak istiyorum,bir cok dinin ve tarikatin icinde bulundugum icin bir kac seye kendimce aciklik getirmek istiyorum.

Yanlis anlasilmasin!

Seriat nedir ?


Sizce seriat nedir? bence nedir ?
Arkadaslar yuzyillar boyu insanlar bir amac ugruna savastilar!
Oda hep daha iyisi icindi ! Fakat herzamanki gibi daha iyisinin bizim icin ne oldugunu bilmeden ! Kimine göre inanmak kimine göre para kimine göre saygi kimine göre örf adet gelenek kimine göre ise özgürlük idi! Fakat temelde bu degildi !

Peki ne idi ?
Ne miydi bence tek amac temelde sevgi yatan bir dünya idi ! Fakat bize empoze edilmeye calisılansa dönemin cahiliyesi tarafindan yada dönemlerin birde yetmez bin tane zihniyetli insanları tarafindan bize empoze edilmek istenen lakin,onlarin bu hirs ve isteklerini daha baskin kullanmalarina sebep olan biz cahil ve her din ve dilden insanlar yüzünden bu hala gelmis ancak kendimizi bir takim aldatmacalarla refah duzeyimizi iyi ve daha iyi standartlara calistirma cabasi icinde olan basit insancik kümelerine haline getirdiler.
Nasilmi ? Ekonomik,kültürel,dini baskı ve imtiyazlarla insanlarin refah duzeylerini o yada bu sekilde yukselterek veyahutta alcaltarak yaptiklari sömürü politikalariyla insanlar veyahutta insanciklar ( Bu güç ve burjuva yonetimlerinin etkisi altinda kalmis kücük veya büyük topluluklar ) asimile edilmeleri sonucu olarak farkli din,dil,irk,mezhepler de bu kurum ve kuruluslara hizmet eden tarikat adi altinda ve kucuk siaysi politikal fikir temsilciligi adi altinda dünya yürüyen hiyerarsik sistemi akisini ve gidişatini yönlendirmek suretle insan topluluklarini (ülkeleri,bölgeleri,grupları,etnik ve ekonomik ic savaslara iterek kapitalist sistemin olusmasina ve bu duzenin kurulmasina yardimci oluyorlar ve buna ek olarak devsiriliyoruz! )

Nasilmi?
Simdi ne alakası var diyeceksiniz bununla seriat sisteminin?
Biraz araştırma yapılırsa göreceksinizki, - / seriat is a way to go hell / - hatta dahasi var.. Örneğin yahudilik,veya katoliklik,protestanlık bana sorarsanız bunların hepsı temelde paganist yaklasimların eseridir. Cok tanrili bir din gibi / cok yönlü bir ibadet sekli olmaz.Spesifik olarak düşündüğümüzde - bir dinde veya inancta ayni hedefe gittigine inanilan bir kaç ibadet şekli olmamalidir.Bu zaten caiz değildir! İnsani olarak düşündüğümüzdede doğru deildir. ( Yani ! alevilik,şafilik,hambelilik yada hanefilik doğru bir gidişat değildir tamamen dinin hatta ve hatta "kuran ı kerim" in yozlaştırılmasi cabasıdır.Buda bizim insanimizin dönemin cahiliyesinin yurtdışındaki burjuva yada aristokrat kesimlerinin (entel dantel - ) bi şekilde ekonomik ve iktidari güc saglamak adına yapmıs oldugu girisimler ve sonuclarından ibarettir.Kimine göre yazdıklarım yanlış yorumlana bilir - bu yüzden okuduktan sonra tartışmaktan ziyade konuşalım derim.
Ulkeyi tehdit eden;
1- Yurtdişında Avrupa birliği destekli tüm projeler aslinda bir yozlastirma ve devsirme projeleridir veya modellemesidir- Avrupa osmanlidan cektigini günümüz kosullarinda bu yolla Brainstormy adi altinda degerlendirip bizlestirme ( yani kendilerinde yapma cabasi icerisindeler) hedefi icindedirler.

Nasılmı ? Ekonomilerini bu yonde calistirip elde etmek istedikleri refaha bu yöntemle ulasarak.

2 - Irtica günümüzde gericilik gibi algilaniyor fakat anlami gericilik değildir ancak ilericilik hiç değildir.Çünkü temelinde dini esaslara dayanan bir yönetim şekli olduğu sanılmakta ve bilinmektedir fakat bu böyle değildir.

Peki nedir ?

Bence irtica devletlerin güncel olan laik,liberal sosyo ekonomik yapisını zedeleme ve ic karısıklık cikartarak ulkeyi tam anlamiyla diş güçlerin ele gecirmesine izin vermektir.

Bununla birlikte birde cahil halkı örgütleyip cemaalestirmektir.

Temelde dini yasalar adı altinda tamamen laik bir düzen oldugu empoze edilmeye calisilsada aslinda bu bir takım kendini bilmezlerin kuran'in yasalarının bu sekilde oldugunu ve kuran ı kerim' in bunlari yazdıgını savunarak ve zamanında bu sistemle gidildiginde herhangi bir sorun yasanmadıgı sanki gercekten mucizeler bu yasalarla olusmus gibi cahil halkı bu yönde kandirmaktir.

Herekadar bazı kesimler seriat sisteminin dunyada en iyi yayicisi ve uygulayıcısının "OSMANLI OLDUGUNU" düşünsede aslinda bir cok konuda sacmaladigini bu kesimler kabul etmiyor ve hatta şöyle bir yaklaşımda bulunuyorlar.
" Eger Osmanli Devleti bir kac yanlis yapmissa bunu yaptıgı dogrularin yaninda yanlis olarak gormemek gerekir gibi bir yaklasimdalardir" Yanlis olan ise bu yaklasimin zaten temelde yanlis oldugudur..

Yanlis 1 - ve savunduklari ! Kuran ı kerimde cok eşliliğe hayir denmiyor diye ! ki yorumlayana göre degişiyor ..( Aslinda deyişmemesi gereken bir durumdur! )
Harem kurmak günah olmuyor,ki haremin kimsesiz genc kizlari ve disardan ithal gelen kizlarin cariye adi altinda padisahim çok yaşa diyerek padisaha sunulmasina ve peşkeş cekilmesine göz yumulmasi Alkış tutuluyor bunun yanı sıra üstüne üstelik birde Tekbir çekiliyor! Bana sorarsanız insan haklari temelde çiğnenmiş hatta ve hatta ayaklar altina alinmis oluyor -

Cennet anaların ayaklari altindadir ! Eger öyleyse bu nedendir ?
Yanliş 2 - Bir ülke sınırını belirliyor ve ciziyor. Sınırı belli iken bir başkasının malına mülküne,ırzına,namusuna,evine,ocağına zorla giriliyor buda Osmanli taraftarlari tarafindan normal karsilaniyor ki bunu Zaten OSMANLI DEVLETI yapıyor.( Daha önce bunu diger dinler yapmiş olabilirler ama Kuran bize temiz huylu ahlaklı olmayı gösteriyor.Size vurana siz gül atin derken siz neden aynısını onlara yapıyorsunuz.Kuran bunumu öğretiyor ? Yoksa bunu emreden seriat mi ?) Simdi ise amerikalı coni geliyor herkez ayağa kalkıyor ! Coniler bize geldi diye ! ( Örnek: Kevin Costner)
Yanliş 3 - Seriat sistemi eğer gercekten güzel bir yönetim biçimi olsa idi adil olsa idi - Neden türkiyede tutmadi veyahutta diğer ülkelerde yürümüyor .. Neden tarikat ve bu yondeki inanc tüccarlari yurtdisinda ( ki çoğu avrupa birliği ülkesi barınıyor ve güçlerini kaynaklarını bu ülkelerden o yada bu şekilde temin ediyor! ) Seriat adelet ise Neden diş politikalar bunu adelet olarak bakmiyor ki olmasi gereken zaten çoğunluğun evet demesidir fakat seriat destekçileri coğunluk olmuyor- Zaten Osmanli taraftarlari eger seriati en iyiy uygulayan Osmanlidir diyorlar ise ! Demekki adalet dedigi daha reşit bile olmayan kizlar ve daha nicesi - Biraz abest olacak ama 7 kocalı Hürmüz misali peşkeş ediliyor ..

Bence Adalet birbirimizi din, dil,irk,mezhep gibi gereksiz (yanliş anlaşılmasın ) ayrıntıları ortadan kaldırıp kardeslik sevgi bariş içerisinde birlikte yasayip inanç özgürlüğü ve diğer özgürlükleri yürekten yaşanacak şekilde el ele kola kola birlik halinden yasanmasidir.Tabii belli kurallar cercevesinde ve bu kurallarda zaten Kuran,Zebur,İncil ve Tevratta açık açık yazıyor - okumayanlar okusunlar tabii merak ediyorlar ise ! Bazi görüsler önce şöyle der ! Yaa banane elin kitabindan inancindan ! İşte saçmalık burada başlıyor .. Elin kitabı zihniyetini taşıyan insanlar bugunkü yozlaşmanın sebebi olan insanlardir ( her dinde ve inancta bu vardir) Nedenmi çünkü hepsi hak din ve hepsi genel doğrular üzerine inmistir. İnsan haklari ve yapması gerekenler kitabi diyebilir biz buna genel olarak. Bütün kitaplar bu görüşün benimsenim kavranması adina yazilmistir.Doğru olanda herşeyden önce gelen sevgidir hatta ve hatta inançlardan önce gelen bir kavramdir . Derki bütün dünya insanlari sevgi ! bariş ! kardeşlik ! Önce sevgi gelir düşündünüzmü neden? Çünkü insanoğlu Tanrı sevgisiyle var oldu !

Ayrica şuna açıklık getirmek isterim -
Kuran'in arabca okunmasi sevap değildir -
Yada süreyi arabca okumak sevap kazandirmaz-
Yada bu sureyi okursan bu olur zihniyeti tamamen savsatalarla doludur gercek bir yanı yoktur -

Yada kuran' in belli bir fani görüşle veya bu fikir tüccarlariyla insanlara farklı mucizeler gösterip onlara böyle yaparsan böyle olur diyerek insanlari Kuran ' in adini kullanarak kandırmaya çalısmak tamamiyle en büyük günahlar arasındadır -

- Artik cahiliye bitti tanri bize akil verdi us verdi sadece düşünmesi bize kaldi Tanri biliyorki cevaplari olmayan sorulari bizin kafamiza koymadi farkettiyseniz eger ! Veba ,kolera ,tüberküloz, difteri ,bronşit ,kizamik ,bu ve benzeri hastaliklar ve doga olaylarinin cevaplari teker teker bulundu nasil oldu peki bu ? Dediki tanri kafani kullan bul sana akil verdim digerlerinden farkli yarrattim - Sana hayal gücü verdim - ulasamayacagin bisey kalmasin diye ! Sana his verdim gercek sevgiyi bulasin diye ! Sana ask verdim kendini sinayasin diye ! Sana güç verdim kendine ve gelecegine yol cizesin diye ! Sana sevgi verdim beni bulasin diye !

Konu Filanguage tarafından (30.09.2009 Saat 16:48 ) değiştirilmiştir. Sebep: baslik degisimi icin
Filanguage isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.09.2009   #9
Filanguage
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Nerden: istanbul
Yazılar: 483
- Artik cahiliye bitti tanri bize akil verdi us verdi sadece düşünmesi bize kaldi Tanri biliyorki cevaplari olmayan sorulari bizin kafamiza koymadi farkettiyseniz eger ! Veba ,kolera ,tüberküloz, difteri ,bronşit ,kizamik ,bu ve benzeri hastaliklar ve doga olaylarinin cevaplari teker teker bulundu nasil oldu peki bu ? Dediki tanri kafani kullan bul sana akil verdim digerlerinden farkli yarrattim - Sana hayal gücü verdim - ulasamayacagin bisey kalmasin diye ! Sana his verdim gercek sevgiyi bulasin diye ! Sana ask verdim kendini sinayasin diye ! Sana güç verdim kendine ve gelecegine yol cizesin diye ! Sana sevgi verdim beni bulasin diye ![/quote]

Herşey elimizde - Ne kavga ne tartişma nede yozlaşma veyahutta yozlaştirma ...
En büyük günah düşünmemektir !
Bilim adamlarina yillarca dinsiz dedik ! ama onlar bize dinsiz demediler ! Onlar sadece kafalarini Allah 'in vermis oldugu akli kullandilar doğruyu bulmak adina ! Onlar calistilar,sorguladilar,düsündüler,paylaştılar! Bana sorarsanız onlar ibadetin en büyügünü yaptlar ve bize otomobil,bilgisayar,isik,elektirk,atom,Dna,sanat.. Onlar bize dogru yolu gösterdiler ! Biz ise ihanet ettik nasılmı ?

Evrim teorisi - / 200 yil sonra özür diledik. (Sirf düsündü diye sucladık hor gördük)

Einstein ( Sirf ulkelerin politik catismalari yüzünden ülkesinden kacti ve hor görüldü) Princeton Üniversitesinde egitimini tamamladi ve emin olun okul bile okumadi 4 yasinda konusmayi zar zor ögrendi. Fakat simdi alkişlanacak bir adam.

Bunlar ve dahasi .. Biraz araştirsak eminim bir cok kaynak ve bilgi bulabiliriz ..
MENDEL
ISHAAC NEWTOON hayatlarinin okunmasini hatta biraz kurcalayit ki ilgi alaninizin ne oldugu onemli degil sadece son 16000 yila ait tezler,yorumlar ve kanıtsal bulgu ve bilgileri okumanizi tavsiye ederim ..
- Acik lise öğrencisi gönüllü araştırmasi -
Her türlü görüş ve düsünceye aciğim ... Bilgi paylasildikca cogalir zihniyetinden yola cıkarak herkez yazabilir ( Brainstormy çılgınlığı ) )
Filanguage isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.09.2009   #10
Filanguage
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Nerden: istanbul
Yazılar: 483
Iste seriat !

Bir alinti = bu soruyu google a sordum ve bana ilk cevap olarak bunu verdi ?

ŞERİATA ÖVGÜ
ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times, bundan iki ay kadar önce İslam hukuku hakkında çok uzun, kapsamlı ve önemli bir makale yayınladı. `Şeriat, Hukuk Devleti Anlamına mı Geliyor?` (Does Shariah Mean The Rule of Law?) başlıklı yazı, Harvard Üniversitesi`nden genç hukuk profesörü Noah Feldman`ın imzasını taşıyordu ve epey de `ezber bozucu`ydu.
Feldman, önce `ezber`e değiniyor ve şöyle diyordu: `Çoğumuz için `şeriat` kelimesi, kesilen eller, taşlanan zaniler ve baskı altına alınan kadınlar gibi korkunç şeyleri çağrıştırıyor.`Ama hemen ardından ekliyordu: `Oysaki, İslam hukuku, tarihinin büyük bölümünde, aslında dünya üzerinde var olan en liberal ve hümanistik hukuk ilkelerini sunmuştur.`Feldman`ı bu yargıya ulaştıran analiz yöntemi, İslam hukukunu, geliştiği dönemin diğer hukuk sistemleri ile karşılaştırmaktı. `Şeriat`tan dehşete kapılan Batılılara şu hatırlatmayı yapıyordu:`Geleneksel İngiliz yasalarının 5 şilinden yüksek hırsızlıklar ve daha pek çok suç için idam cezasını öngördüğünü bugün kim hatırlıyor? Ya da işkencenin 18. yüzyıla dek çoğu Avrupa ülkesinde adli sistemin meşru bir unsuru olarak kabul edildiğini kaç kişi biliyor? Cinsiyet ayrımcılığına gelirsek, İngiliz geleneksel hukuku (common law), evli kadınlara herhangi bir mülkiyet hakkı tanımıyor, hatta onlara kocalarından bağımsız bir hukuki kişilik bile atfetmiyordu. Öyle ki İngilizler elde ettikleri sömürgelerde şeriat hukukunu kaldırıp kendi hukuklarını uyguladıklarında, bunun sonucu, kadınları şeriatın kendilerine verdiği haklardan mahrum bırakmak oldu.`Feldman, makalesinin devamında şeriatın İslam medeniyetinde modern çağlara dek iktidarı denetleyen ve toplumun haklarını koruyan bir adalet kaynağı olduğunu da hatırlatıyordu. Şeriatı geliştiren ulema, bazen dünyevi iktidarın hizmetine girmişse bile, çoğu zaman onu sınırlandırmış, keyfi idarenin önüne geçmişti. Feldman`ın deyimiyle, `şeriat, mahkemelerde kayırmayı yasaklamış, fakir ve zengine eşit muamale yapılmasını emretmiş, hatta bugün bazı Ortadoğu ülkelerinde yaşanan namus cinayetlerini lanetlemiş`ti. Zaten Osmanlı`da sarayı protesto ederken kullanılan `şeriat isteriz` sözünün manası da aslında `adalet isteriz`dir.Bugün ise `şeriat isteriz` sözü bize Taliban`ın korkunç düzenini hatırlatıyor. Bu da elbette sebepsiz değil. Feldman`ın da vurguladığı gibi, İslam hukuku, `içtihat` geleneğinin sönmesi ise durağanlaşmış ve çağın standartlarının çok gerisine düşmüş durumda. Ama bunun nedeni, şeriatın özünde var olan bir sorun değil, Müslüman dünyanın son iki yüzyıldır içine düştüğü kriz. Bunun sebepleri ise dini değil, siyasi, ekonomik ve coğrafi.Zaten kendini geliştirmeyen her hukuk sistemi çağın gerisine düşer. Atatürk döneminde yapılan büyük kadın reformu bile bugünün standartlarının gerisinde kaldı ki, 2001-2004 yılları arasında bir dizi hukuki düzenleme ile kadınlara yeni haklar verdik. İslam hukuku da, eğer bazı ilahiyatçıların belirttiği gibi hükümlerin `láfzından` ziyade `maksadını` dikkate alan dinamik bir `usül` ile yorumlanırsa, pekálá gayet `liberal ve hümanistik` olabilir. Zaten Feldman`ın dediği gibi, yüzyıllar boyunca öyle olmuştur...
( Star-Mustafa AKYOL: 2008-05-21)

OXFORD’A GÖRE ŞERIAT NEDIR?
Birçok kişi için, şeriat kelimesi alarm zilleri çaldırır...Bu tepkilerdeki endişeler, şeriat teriminin ortak yanlış algısını yansıtır. Yanlışlık, terimin iki anlama geldiği gerçeğinden kaynaklanır. En yaygın kullanımda, şeriat (yol, izlek) İslam kanunundan söz eder. Dünyanın her yerindeki Müslüman ülkelerde, evlilik, boşanma ve miras konularına bakan şeriat mahkemeleri vardır. Bazı ülkelerde, örneğin Suudi Arabistan ve Pakistan’da, şeriat kanunun yetkisi ceza ve ticaret hukukun belirli yönlerini de kapsar. Her iki ülkede de, örneğin, yasal kanunlara had(hudüd) cezaları da dâhil edilmiştir. Had cezaları –örneğin, zina için taşlama ve hırsızlık için elin kesilmesi- İslam’ın ilk zamanlarında uygulanmıştır ve yargıcın takdiriyle cezalandırılabilecek ve tazmin ya da kısas yoluyla çözülebilecek diğer suçların aksine mecburi sayılmışlardır.Ancak şeriatın çok daha geniş bir anlamı da vardır. Kur’anda vahyedilen ve Peygamber Muhammed’in Sünnet’te örneklendirdiği İslam’ın çekirdek inançları ve uygulamalarıyla bu kaynaklardan çıkarılan kanunları kapsar. Esas inançlar ve uygulamalar sabit kalırken, onlardan çıkarılan kanunlar zamanla değişir ve belirgin farklılıklar gösterir. Bunun nedeni bu kanunların çoğunun Kur’andan ve Sünnet’ten yorum yoluyla çıkarılmasından kaynaklanır. Kur’an, örneğin, miras tanzimi gibi bazı kesin yasamalar içerir. Ekseri otoriteler, bu düzenlemelerin yoruma bağlı olmadığına inanmaktadır. Ancak Kur’an öğretilerinin çoğunluğu belirli hukuki kurallara tercüme edilmesi için insani çabaya ihtiyaç duyan ahlaki rehberlik ve tavsiyeler şeklindedir. Kur’an ve Sünnet’i yasal anlamlarının anlaşmasındaki insani çabaya fıkıh (anlama) adı verilmektedir.Fıkıh terimi aynı zamanda insani çabayla tertiplenmiş yasalara atıf için de kullanılır. İlahi kaynaktan geldiğine yani mükemmel ve değişmez olduğuna inanılan şeriat kanunlarının aksine, fıkıh kanunları insan mahsulüdür ve bu nedenle gayri mükemmel ve yenilenmeye meyilli olarak görülürler. Gerçekten de, İslami hukukun gövdesi 14 yüzyıldan beri gelişmektedir ve farklı şartlar ve değişen şartlara göre uyarlanmıştır ve İslami yasal yürütmenin 5 ekolü ortaya çıkmıştır. Diğer herhangi bir yasal sistemde olduğu gibi, yorumlar farklılıklar göstermektedir, bazı kurallar yürürlükten kaldırılırken yenileri ortaya çıkmıştır. Fıkıh’ın resmi “kökler”inden biri de, şartlar zorladığında kuralları yeniden yorumlama amacı taşıyan entelektüel çabadır. (içtihat)...Sürgündeki Tunuslu düşünür Raşit Gannüşi, toplumun otoritesi olarak tanımladığı şura yani Kur’anın katılımcı hükümet prensibine dayanarak, laik demokrasilere Müslümanların katılımını savunur. “Bağımsızlık, kalkınma, sosyal birlik, sivil haklar, insan hakları, siyasi çoğulculuk, yargının bağımsızlığı, basın özgürlüğü, cami ve İslami ibadetlerinin özgürlüğü” gibi hayati İslami amaçlara ulaşmak için yardımcı olmaya hevesli herkesle Müslümanlar çalışmalıdır.Hangi kanunların kesin olarak içtihada tabi olması noktasında birçok farklı görüş vardır. Muhafazakar alimler arasında inandıkları kanunların şeriat olarak korunması ve bu nedenle de içtihada tabi olmaması gerektiği yaygındır. Reformcu düşünürler, şeriat ve fıkıh arasındaki farkı çok daha önemli vurgu yaparlar. Bu tartışma tarih boyunca İslami söylemin bir özelliği olmuştur.Ünlü hukuk alimi İbni Teymiye (132 Allah’ın vahyi ve ideal olara şeriatın teknik kullanımıyla, belirli kurallardan söz eden jenerik kullanımı arasını ayırmada başarısız olanları eleştirmiş ve cahil ve adil olmayan kadıların kararlarının şeriatla karıştırılmasına karşı uyarmıştır. Şeriat metinleri hangi kanunlarla adil ya da değil hüküm verilebileceği ölçüsü dahi koymuştur: şeriatın “maksatları” ve “amaçları” (makaşit). Bu amaçlar arasında yaşama, din, aile, mülk ve fikir hakkı olarak tanımlanan insan haklarının korunması da vardır. Eğer bu haklar korunmuyorsa, kanunlar yeniden düşünülmelidir.Müslümanların şeriatın ebediyetine ve evrenselliğine vurgu yaptıkları doğrudur, ancak bu İslami kanunların değiştirilemez olduğu ya da herkesin İslami kanunla yönetilmesi gerektiği anlamına gelmez. Bunun anlamı şeriatın değer ve amaçlarının hayatın tüm yönlerini kapsadığıdır. Bazı alimler şeriatın amaçlarını yerine getiren her yasanın doğal olarak İslami olduğu dahi öne sürmüşlerdir. Şeriatla yönetildiğinde dünyanın daha iyi bir yer olacağına inanan Müslümanların var olduğu doğrudur. Açık sözlü bir azınlık dışında yine de bu duruş ruhsaldır, siyasi değil. Tamara Sonn ( 21 Ağustos 2008 )
Filanguage isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
www.forumingiltere.com

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Kapalı
HTML-Kodları Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz



Bu sitede yazılanların tamamı Queen Elizabeth, Kenan Evren ve Kate Middleton tarafından koruma altındadır. Yazılan her yazının telif hakları İngiltere Forumları'na devredilmiş sayılır.
© Late Mr. Brown & Future Mrs. Brown ©