Biz bu İngilizce'nin ne olduğunu anlamamışız aslında.
Sadece bakkaldan sigara almaya, iki kelime sohbet edebilmeye, kitap okuyabilmeye yani iletişim kurmaya yarayan bir lisan bu.
Biz bu İngilizce'yi statü sembolü haline getirmişiz.
İngilizce, aynı Türkçe gibi bir iletişim aracı değil bizim gözümüzde, daha çok maaş ve (niyeyse?) daha fazla saygı, itibar kazandıran bir statü sembolu...
Hal böyle olunca bu dile sahip olmadığı anlamlar yüklüyoruz.
Ondan sonra gelsin İngilizce kurslarına dökülen paralar aylarca yok rölativ klouses simpıl tens diye didinmeler...
Halbuki dünyanın tüm ülklelerinde Türkçe kursları olsa, insanlar yok di'li geçmiş zaman, yok geçmiş zamanın hikayesi bilmemne diye Türkçe çalışsalar kurslara gidip. Öğrenilir mi Türkçe?
Mersin'deki bakkal biliyor mu geçmiş zamanın hikayesi nedir? Ama bal gibi Türkçe biliyor adam.
Bu da öyle. Gişeden bilet alabilmeye yarar İngilizce. Yoksa gişeci ne bilsin ne istiyorsun sen?
Öyle... "Can I have a ticket?" dersin. Hiç biyerin uzamaz burnun kalkmaz. Bilet istemiş olursun.
ben diyelim ingiltereye gittim.orada rahat bir yaşam sürebilmem için ingilizceyi bilmem gerekli. ingilizce içinde sadece tensleri we kelimeleri bilsem yeterli olur mu ?
İngilizce' yi daha iyi öğrenmek ve çalışmak için Ada'ya gitmeyi düşünüyorum. acaba İngilizce ile daha içiçe olabileceğim işler ve yerler tavsiye edebilir misiniz?
konu dışına çıkmış olabilirim ama çalışmak için gidenler varsa genelde nasıl işlerde çalışıyorlar? şimdiden teşekkürler...
Biz bu İngilizce'nin ne olduğunu anlamamışız aslında.
Sadece bakkaldan sigara almaya, iki kelime sohbet edebilmeye, kitap okuyabilmeye yani iletişim kurmaya yarayan bir lisan bu.
Biz bu İngilizce'yi statü sembolü haline getirmişiz.
İngilizce, aynı Türkçe gibi bir iletişim aracı değil bizim gözümüzde, daha çok maaş ve (niyeyse?) daha fazla saygı, itibar kazandıran bir statü sembolu...
Hal böyle olunca bu dile sahip olmadığı anlamlar yüklüyoruz.
Ondan sonra gelsin İngilizce kurslarına dökülen paralar aylarca yok rölativ klouses simpıl tens diye didinmeler...
Halbuki dünyanın tüm ülklelerinde Türkçe kursları olsa, insanlar yok di'li geçmiş zaman, yok geçmiş zamanın hikayesi bilmemne diye Türkçe çalışsalar kurslara gidip. Öğrenilir mi Türkçe?
Mersin'deki bakkal biliyor mu geçmiş zamanın hikayesi nedir? Ama bal gibi Türkçe biliyor adam.
Bu da öyle. Gişeden bilet alabilmeye yarar İngilizce. Yoksa gişeci ne bilsin ne istiyorsun sen?
Öyle... "Can I have a ticket?" dersin. Hiç biyerin uzamaz burnun kalkmaz. Bilet istemiş olursun.
Katılmıyorum kesinlikle...
tr de iş gorusmesinde lazım oluyo ingilizce,ya da çalışırken yabancı müdürlere yapılan sunumlarda...düşünsenize çok önemli bi iş toplantısında 1 sn anlayamadım tekrar edermisiniz diye kac kere sorabilirsiniz???
gişeden bilet almak için ingilizceye mi gerek var?hiç italyanca bilmedigim halde ve gişedeki adamın hiç ingilizce bilmemesine ragmen gidecegim yerin ismini soylemem yetti bilet almam için...
ingilizce trde bu işe yaramaz..ingilizce bilmek,inglizce egitim veren okullarda okumak,dünya insanı olmak demektir...internetten makaleleri sözlüksüz okuyabilmek demektir...inglizce iş demektir,aş demektir çoğu insan için...
eger inglizce bu kadar onemsiz olsaydı bu sitenin bu kadar uyesi olurmuydu?
Biz bu İngilizce'nin ne olduğunu anlamamışız aslında.
Sadece bakkaldan sigara almaya, iki kelime sohbet edebilmeye, kitap okuyabilmeye yani iletişim kurmaya yarayan bir lisan bu.
Biz bu İngilizce'yi statü sembolü haline getirmişiz.
İngilizce, aynı Türkçe gibi bir iletişim aracı değil bizim gözümüzde, daha çok maaş ve (niyeyse?) daha fazla saygı, itibar kazandıran bir statü sembolu...
Hal böyle olunca bu dile sahip olmadığı anlamlar yüklüyoruz.
Ondan sonra gelsin İngilizce kurslarına dökülen paralar aylarca yok rölativ klouses simpıl tens diye didinmeler...
Halbuki dünyanın tüm ülklelerinde Türkçe kursları olsa, insanlar yok di'li geçmiş zaman, yok geçmiş zamanın hikayesi bilmemne diye Türkçe çalışsalar kurslara gidip. Öğrenilir mi Türkçe?
Mersin'deki bakkal biliyor mu geçmiş zamanın hikayesi nedir? Ama bal gibi Türkçe biliyor adam.
Bu da öyle. Gişeden bilet alabilmeye yarar İngilizce. Yoksa gişeci ne bilsin ne istiyorsun sen?
Öyle... "Can I have a ticket?" dersin. Hiç biyerin uzamaz burnun kalkmaz. Bilet istemiş olursun.
bi acidan haklisin, ama bu olay ingilterede boyle yani hergun goruyorum 3 kelimeyi bir araya getiremeyen insanlari ama bu insanlarin karsisindaki insanlarda takmiyor cunku Ingiltere cok metropolitan bir sehir yani her ulkeden insanin oldugu, 100 cesit aksanin yarimyamalak grammerin konusuldugu bir ulke.
Bu yuzden 3 5 ana sey ogrendikten sonra yasarsin burada.
Ama dil ogrenmek cok zevkli birsey, insanlarin kursalara gidip tonlarca para dokmesi lazim degil gercekten ogrenmek isteyen adam bir geammer kitabi alir birde gece gunduz cnbc e izler dilin ana kismini soker.
Yeni bir dil beyni dinc tutar, ve bir cok yarai vardir , bu yuzden dil ogrenmeyi yuk gibi goren insanlari anlamiyorum ben
her mevzuuyu baktıgınız pencereden görursunuz.. birileri için ingilizce bilet almaya yararken birilerı için hayatının en önemli avantajı ve kariyerinin yada yeni bambaşka bır dunyanın ilk basamgı olabılır en ıyısi herkez neye ihtıyacı oldugunu yada ne istedigini öncelıklı olarak anlamalıdır...
İngilizce' yi daha iyi öğrenmek ve çalışmak için Ada'ya gitmeyi düşünüyorum. acaba İngilizce ile daha içiçe olabileceğim işler ve yerler tavsiye edebilir misiniz?
konu dışına çıkmış olabilirim ama çalışmak için gidenler varsa genelde nasıl işlerde çalışıyorlar? şimdiden teşekkürler...
ben sana bunu tavsiye ediyorum.ben 2 gun once tatılden geldım.mugla fethiye ölüdenize gittim orda herkes ingiliz oldugu ıcın kımse turkce konusmadıgı ıcın turkceyı unutuorsun herseyı ınglılızce konusmaya baslıorsun bunun ıcın 1 haftta bıle yeter.insan istemese bile ıngılızce ogrenebılıor.orada bırak turk insanı türkçe yazı bıle yazmıor hıcbı yerde
ingilizce bencede çok onemli ben tatildeyken herkes ıngılızce konusuordu ve ben anlammıordum.bı kac kısı benımle konusmak ıstedı ama ben anlamadıgım ıcın konusamadım.ingilizce bılmedıgım ıcın cok uzuldum.orda hep fırsatları kacırdım bu yuzden
Biz bu İngilizce'nin ne olduğunu anlamamışız aslında.
Sadece bakkaldan sigara almaya, iki kelime sohbet edebilmeye, kitap okuyabilmeye yani iletişim kurmaya yarayan bir lisan bu.
Biz bu İngilizce'yi statü sembolü haline getirmişiz.
İngilizce, aynı Türkçe gibi bir iletişim aracı değil bizim gözümüzde, daha çok maaş ve (niyeyse?) daha fazla saygı, itibar kazandıran bir statü sembolu...
Hal böyle olunca bu dile sahip olmadığı anlamlar yüklüyoruz.
Ondan sonra gelsin İngilizce kurslarına dökülen paralar aylarca yok rölativ klouses simpıl tens diye didinmeler...
Halbuki dünyanın tüm ülklelerinde Türkçe kursları olsa, insanlar yok di'li geçmiş zaman, yok geçmiş zamanın hikayesi bilmemne diye Türkçe çalışsalar kurslara gidip. Öğrenilir mi Türkçe?
Mersin'deki bakkal biliyor mu geçmiş zamanın hikayesi nedir? Ama bal gibi Türkçe biliyor adam.
Bu da öyle. Gişeden bilet alabilmeye yarar İngilizce. Yoksa gişeci ne bilsin ne istiyorsun sen?
Öyle... "Can I have a ticket?" dersin. Hiç biyerin uzamaz burnun kalkmaz. Bilet istemiş olursun.