esasen ingilizce de kelime türetme olayı bitmiştir. yaşayan arkadaşlar daha iyi bilir kısaltmalar çok yaygın kullanılmaktadır artık. çünkü kelime türetemiyorlar.
ram : random access memory
bunun tam tersine türkçe de kelime türetme kabiliyeti çok yüksektir.
internet : örütbağ
termodinamik: ısıdevinge
kitap-çı-lık
bence türkçe ingilizceden daha zordur. matematiksel zeka ister.
Şimdi, Dilbilim/Linguistik denen şey o kadar basit değil.
İngilizce, kelime türetmek için belki de pek çok dileden çok çok çok daha avantajlıdır ramer yapısı sebebiyle. Dilin yapısı buna destek olur. Bu desteği İngilizce kadar çok veren başka bir dil de az bulunur.
Rastgele iki örnek
İsim türetmek:
Her kelime hatta her ses grubu bir isime dönüşebilir.
Örnek: Sinclair Lewis'in yazdığı "Babbitt" adlı romanındaki hayali bir roman kahramanı olan George Babbitt!
Bildiğin babbit kelimesi bu roman popüler olduktan sonra dile yeni bir kelime olarak geçti. Babbittry, babbity şeklinde çoğalıverdi hatta . http://www.m-w.com/cgi-bin/dictionary?va=Babbitt
Fiil Türetmek
Her kelime hatta her ses grubu bir fiile dönüşebilir. Google kelimesi goggle (dikkatli bakmak) kelimesinden uydurulmuş bir markaydı. 2006 itibariyle hem Oxford hem Meriam Webster sözlüklerinde resmen googling ve googled çekimleriyle yeni bir fiil olarak eklendi. Bunun için link vermeye gerek yok.
You can google it , I have just googled.
Hiçbir lisan diğerine üstün değil sonuçta. Türkçe var olan kelimelerden yakın anlamlı kelimeler çıkarmak için iyi. (kitap - çı vb...) ama sıfırdan kelime üretmekse İngilizce bu konuda çok daha yetenekli.
TDK masabaşında uydurmaya çalışıyor bir şeyler de, Nasıl saçmalıyorlar belli değil. "İnter-net = Örüt-bağ" öyle mi
Bu yaşıma geldim bir kere olsun "örüt" demedim.
"örüt-bağ"? Yok daha neler.
Bir anket yaptım 10 kişiyle sonuçlar şöyle
Alıntı:
Örütbağ nedir?
- ney nedir? ...... % 40
- hö ?-------- % 20
- O ne yaf? ---- % 40
Kelime halk tarafından üretilir ve kullanılırsa geçerlidir. Dilin kelime türetme yeteneğini bu ölçer. Yoksa masa başında uydurmaksa herkes sallar nedir ki.
hakımız daha iyi eğitim alırsa kelime üretme konusunda aydınlara bu kadar görev düşmez. ama şu anda böyle bir şey çok zor olduğundan aydınlar bu işi yapmaya çalışıyorlar. yeni bir ülkeyiz biz 83 sene uzun bir zaman değil. dil de değişti.
biz de halkımızın kelime üretip türetmesi konusunda fikir vermeye çalışıyoruz.
herşeyi duymiyacaksın zaten. genel ağ de. örütbağ deme. yani. interneti de bil tabi.
bu şeye benziyor. cari açığa. yani kendi kaynaklarınla büyümeye. kendi kaynaklarımız duruyor. onlarla büyüyelim istiyoruz hepimiz. aradaki farkı kapatalım.
dillerin farklılık oluşturacak özellikleri vardır. bunlar üstünlük olarak algılanabilir. senin 5000 yıllık tarihin vardır. dilinin değeri bunla ölçülür mesela. ama diğerinin dili daha yeni bir dildir.
Neyse sonuçta İngilizce kelime türetmek, Türkçe kelime türetmekten daha kolay ve yaygın. Herhangi bir ses gurubu rahatlıkla yeni bir fiile dönüşebiliyor. Dont be such a homer denebilir mesela Simpsons dizisindeki Homer Simpson a gönderme yaparak. Ya da "What are you homering about" da denebilir "bu ne homervari davranış" manasında. Al işte yeni bir fiil ve isim. Homer ve homering.
Aynı esneklik Türkçe de yok. Misal Avrupa Yakası diziszinden bilinen karakter gaffur dan yola çıkarak "ne gaffuruyorsun?" denmez. "Gaffurmak" gibi bir kelime dile yerleşmez. Kelime üretme konusunda iki dili kıyaslayacaksak, Türkçe esnek olmadığı için o kıyası kaybeder.
kitap > kitapçı > kitapçılık
kitap (kök)> kitap satan kişi> kitap satma işi örneğindeki gibi eklerle kelimeye yeni anlam kazandırmak aynen ingilizce de de mevcut ki zaten.
bake > baker > bakery
piş (kök)> pişiren kişi > pişirme işi
bisim okulda birine örütbağ dersen büyük ihtimalle dayak yersin
onlar nasıl yoğurda yogurt diyorsa internet de bilindiği şekliyle kalmalı böyle çok daha hoş -bence-